aynayap

At Yarışı


    levent kitapçı ekürisi röportajı

    Paylaş

    yavuzhan

    Mesaj Sayısı : 7
    Kayıt tarihi : 20/04/09

    levent kitapçı ekürisi röportajı

    Mesaj  yavuzhan Bir Cuma Nis. 24, 2009 12:33 pm

    Bakan, atın adını değiştirdi
    Atyarışçılığının en başarılı isimlerinden Levent Kitapçı, Çevre ve Orman Bakanı Osman
    Pepe’ye Seven Games ismiyle hediye ettiği tayın Ezra ismiyle geri gönderildiğini söyledi
    KİTAPÇI ekürisinin en çok kazanan eküri olduğundan söz etmiştik dün. Bugün de Levent Kitapçı ile söyleşimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. ABD’nin Cincinnati kentinde büyüyen Kitapçı, at merakını babasından almış. ABD’de iken bu ülkenin atyarışı merkezi Kentcuky’ye çok yakın oturan Kitapçı Ailesi, meraklarını 70’li yıllarda Türkiye’ye döndüklerinde at sahibi olarak artırmış. Bir at, iki at derken şu anda en çok kazanan İngiliz atı sahibi eküri konumuna yükselmişler.
    İlginç de bir anısı var Levent Kitapçı’nın. Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’ye Seven Games isimli tay hediye eden Kitapçı, Pepe’nin olayın kamuoyuna yansıması nedeniyle tayı geri vermesi üzerine şaşkınlık verici bir olay yaşamış. Tayı hediye ettiğinde pedigrisinde (kimlik kartında) Seven Games isminin yazılı olduğunu söyleyen Kitapçı, at geri geldiğinde ise pedigrisinde “Ezra” ismini gördüğünü, bunun da kendisini çok şaşırttığını söylüyor. Röportajı kesip okuyucuya bir bilgi vermek gerekirse, normal şartlarda bunu bir atsahibi yapmaya kalksa, m kimliğini onaylattığı bu safkanın ismini daha sonradan değiştirmesi mümkün olmuyor. Levent Kitapçı ile yaptığımız keyifli röportaja devam edecek olursak...


    Levent Bey, sizin atlarınız başarıdan başarıya koşuyor. Bir çok at sahibi var ancak büyük çoğunluğu sizin kadar başarılı değil. Nedir başarınızın sırrı?
    Başarımızın sırrı kısrak seçimidir. Biz kısraklarımızı özenle seçiyoruz. Eğer atçılıkta kısrağınızı iyi seçmemişseniz ne yaparsanız yapın başarılı olamazsınız. Yoksa hepimiz benzer şartlardayız atsahipleriyle. Aynı aygırlara çekim yaptırıyoruz. Yakın mekanlarda çiftlik sahibiyiz. Benzer yemleri kullanıyoruz. Tabi bir başka başarı sırrı da tayın doğduğundan yarışmaya başladığı zamana kadar olan dönem. Bunda da maksimum özeni gösteriyoruz. Başarımızın katkı sağlayan unsurlardan bir tanesi de bu.

    At sahipliği kazançlı mıdır?
    İstatistikler de gösteriyor ki bunun bir kazanç kapısı olması mümkün değil. Çünkü rakamlarla da gayet açık ki atsahiplerinin yüzde 87’si bu işten zarar ediyor. Böyle bir istatistiğin olduğu yerde bu işin kazanç kapısı olduğundan söz edemezsiniz. Bu bir gönül işidir. Bu bir hobidir. Hem de çok para harcanması gereken bir hobidir. O yüzden bunu hiç kimse para kazanma aracı olarak görmesin. Öyle zannedip de at sahibi olmaya kalkmasın. Önce gönüldür bu iş.
    Arap atlarında yarışmacı ruh yok

    Hiç Arap atınız oldu mu?
    Hayır olmadı. Arap atlarını güzellik olarak beğensem de onlarda yarışmacı ruhun olmadığını düşünüyorum. Ayrıca İngiliz atı kadar atletik de değiller. Bu yüzden Arap atımız olmadı. Düşünmüyoruz da...

    Peki, bir Çetin meselesi var. Bu safkan İngiliz kanı tespit edildiği için Arap yarışlarından men edilmişti ancak şimdi ilginç bir kararla tekrar Arap yarışlarına döndürüldü. Bu konuda ne diyorsunuz?
    İşte Arap atına eğilmememizin sebeplerinden biri de bu. Siz ne kadar iyi yetiştiricilik yaparsanız yapın herhangi bir İngiliz kanı karışmış atı Arap diye koşturup sizin bütün emeklerinizi çalabiliyorlar. Şüphesiz ki İngiliz kanı bulunan bir Arap atı, en iyi safkan Arap atını bile çok rahatlıkla geçebiliyor.

    Rahmetli Özdemir Atman’la yıllarca önce bir sohbetimizde kendisi, “Arap yarışları olmasa altılı para vermezdi” demişti. Buna katılır mısınız?
    Elbette. Çünkü Arap atının ne yapacağı belirsiz. Bu da sürprizleri daha çok beraberinde getiriyor.

    --------------------------------------------------------------------------------

    Ahırlar yetersiz, bu konuya eğilmek gerek

    En beğendiğiniz jokeyi sorsam?
    Halis Karataş ve Selim Kaya derim.

    Hangisini daha çok beğeniyorsunuz?
    Araplar’da Selim daha iyi. Gücüyle iyi kullanıyor atları. Halis Karataş ise yarışlarda tamamen zekasını kullanıyor. Eğer yarış 2000 metre ise her metresinde taktik kullandığını fark edersiniz. Ayrıca yarış öncesi taktikleri bir kenara bırakıp, yarışın gidişatına göre inisiyatif yüklenmesi de çok önemli bir artı.
    İkramiyeler artırılmalı

    Türkiye Jokey Kulübü’nün yönetimi göreve yeni geldi. Sizce mutlaka yapmaları gereken şeyler nelerdir?
    Vallahi eksiklerimiz çok. Biraz evvel konuştuk aygırlarımızın geliştirilmesi şart. Ahır problemimiz var çok büyük. Ahırlar yetersiz. Bunun mutlaka çözülmesi lazım. Yeni yönetimimizin bu konularda çok başarılı olacağına inanıyorum. En önemlisi eski yönetim görevi devretmeden önce yasada yapılan değişiklikle TJK’nın kazançları ve yarışseverlere dağıtacağı pay arttı. Bunu da arkalarına alarak çok başarılı olacaklardır. Ayrıca onlardan bir isteğim Urfa ve Elazığ konusudur. Bu iki hipodrom Jokey Kulübü’ne yük olmaktadır. Para kaybettirmektedir. Bana göre buradaki yarışları mahalli yarış seviyesine indirmeleri gerekir. Buradaki oynanan altılı ganyan oyunlarında da dağıtılan hasılat 100 milyar civarındadır. Burada zarar olmaktadır. Bunun için mahalli yarışlara geçilmelidir. Benim tavsiyem budur.
    Bunun yanı sıra ellerine para geçeceğine göre bir an evvel aygır almanın yanı sıra, ikramiyeler de artırılmalıdır.

    Uluslararası arenada iddiamız nasıl olur bu sene?
    Biz Luxor’la uluslararası koşu kazandık. Ancak eskiden ikramiyeler bu seneki kadar yüksek değildi. Bu sene ise 1 milyon dolara dayanan bir ikramiye söz konusu. Dolayısıyla bu sene daha önce hiç gelmeyen Grup 1 yarışı koşmuş safkanlar gelebilir Türkiye’ye. Böyle safkanlar gelirse de pek fazla kazanma şansımız olmaz. Bu sene pek ümit görmüyorum. Yarışları alır giderler. Ancak bir avantajımız olacak. O da tanınmış atlar geleceği için bizim yarışçılığımızın da tanıtımı yapılmış olacak. Bu da olayın pozitif yanıdır.

    Bu güzel ve zevkli sohbet için çok teşekkür ederim.
    Ben de size çok teşekkür ederim. At yarışının tanınması ve ona karşı önyargıların kırılması için bu röportaj dizisinin çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Bu tür çalışmaların artmasını diliyor ve çabalarınızdan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum

      Forum Saati C.tesi Eyl. 23, 2017 6:14 pm